için gayret göstermemek hiçbir Müslümanın hamiyet-i İslamiyesine sığmamalıdır. Zayıf bırakılmış insanlara yaşatılan haksızlıkların sürekli gözler önüne serilerek, gündemde tutulması son derece önemlidir. Ancak Allah’ın Kuran’da emrettiği adalet, yardımlaşma, merhamet, sevgi, şefkat, fedakarlık, affedicilik gibi özellikler yeryüzüne hakim olursa, bunun sonucunda adaletli, barış dolu ve güvenli bir ortam oluşacağının insanlara vakit kaybetmeden anlatılması gerekir. Bunun yanısıra Allah’a iman edenlerin Allah’ın yardımı ve vaatleriyle müjdelenmeleri ve insanlara zulmedenlerin de Allah’tan alacakları karşılık ile uyarılıp korkutulmaları da son derece önemlidir. Allah’ın "Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır." (Al-i İmran Suresi, 104) ayetiyle bildirdiği gibi insanları hakka yöneltmek de yine Müslümanlara düşen bir sorumluluktur. Başka ayetlerde ise Allah müslümanların bu özelliklerini şöyle bildirmektedir: Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele. (Tevbe Suresi, 112) Sizden önceki nesillerden onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi?... (Hud Suresi, 116) Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık... (Araf Suresi, 165)
Sizden; hayra çagıran, iyiligi (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtulusa erenler iste bunlardır. (Al-i imran Suresi, 104)
17 Aralık 2007 Pazartesi
Sadece Allah'ın Rızası
Bugün ne yakın çevremizdeki ne de dünyadaki koşullar, ağır ve pasif davranmaya, boş işlerle oyalanmaya, rehavete, gevşekliğe ve dünyevi menfaatlerin ardı sıra gitmeye elverişli değildir. Sayıları milyonları bulan Müslümanlar büyük bir baskı ve zulüm altındayken bu insanların kurtuluşu
için gayret göstermemek hiçbir Müslümanın hamiyet-i İslamiyesine sığmamalıdır. Zayıf bırakılmış insanlara yaşatılan haksızlıkların sürekli gözler önüne serilerek, gündemde tutulması son derece önemlidir. Ancak Allah’ın Kuran’da emrettiği adalet, yardımlaşma, merhamet, sevgi, şefkat, fedakarlık, affedicilik gibi özellikler yeryüzüne hakim olursa, bunun sonucunda adaletli, barış dolu ve güvenli bir ortam oluşacağının insanlara vakit kaybetmeden anlatılması gerekir. Bunun yanısıra Allah’a iman edenlerin Allah’ın yardımı ve vaatleriyle müjdelenmeleri ve insanlara zulmedenlerin de Allah’tan alacakları karşılık ile uyarılıp korkutulmaları da son derece önemlidir. Allah’ın "Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır." (Al-i İmran Suresi, 104) ayetiyle bildirdiği gibi insanları hakka yöneltmek de yine Müslümanlara düşen bir sorumluluktur. Başka ayetlerde ise Allah müslümanların bu özelliklerini şöyle bildirmektedir: Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele. (Tevbe Suresi, 112) Sizden önceki nesillerden onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi?... (Hud Suresi, 116) Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık... (Araf Suresi, 165)
için gayret göstermemek hiçbir Müslümanın hamiyet-i İslamiyesine sığmamalıdır. Zayıf bırakılmış insanlara yaşatılan haksızlıkların sürekli gözler önüne serilerek, gündemde tutulması son derece önemlidir. Ancak Allah’ın Kuran’da emrettiği adalet, yardımlaşma, merhamet, sevgi, şefkat, fedakarlık, affedicilik gibi özellikler yeryüzüne hakim olursa, bunun sonucunda adaletli, barış dolu ve güvenli bir ortam oluşacağının insanlara vakit kaybetmeden anlatılması gerekir. Bunun yanısıra Allah’a iman edenlerin Allah’ın yardımı ve vaatleriyle müjdelenmeleri ve insanlara zulmedenlerin de Allah’tan alacakları karşılık ile uyarılıp korkutulmaları da son derece önemlidir. Allah’ın "Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır." (Al-i İmran Suresi, 104) ayetiyle bildirdiği gibi insanları hakka yöneltmek de yine Müslümanlara düşen bir sorumluluktur. Başka ayetlerde ise Allah müslümanların bu özelliklerini şöyle bildirmektedir: Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele. (Tevbe Suresi, 112) Sizden önceki nesillerden onlardan kurtardığımızdan pek azı dışında yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi?... (Hud Suresi, 116) Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık... (Araf Suresi, 165)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder